2 Mayıs 2013 Perşembe

Past Continuous Tense


PAST CONTINUOUS TENSE

GEÇMİŞ ZAMANDA SÜREKLİLİK

Bu zamanda kullanılan yardımcı fiiller ( was / were ) cümle içerisinde kelime olarak hiçbir mana ifade etmezler. Vazifeleri sadece yardımcılıktır.

1. Structure: Yapı

I
He
She
It
Ahmet
Ayşe
The cat
was going Gidiyordum.
Gidiyordu.( O erkek gidiyordu.)
Gidiyordu. ( O kız gidiyordu.)
Gidiyordu. ( O cansız veya hayvan gidiyordu.)
Ahmet gidiyordu.
Ayşe gidiyordu.
Kedi gidiyordu.
We
You
They
Ali and Kemal
The children
were Gidiyorduk.
Gidiyordum(uz).
Gidiyorlardı.
Ali ve Kemal gidiyordu.
Çocuklar gidiyordu.
Olumsuz yaparken
I
He
She
It
was not ( wasn’t) going Gitmiyor / du / dum / duk / dun(uz) / dular.
We
You
They
were not ( weren’t)
Soru yaparken
Was I
he
she
it
going Gidiyor muy / du / dum / duk / dun(uz) / dular?
Were we
you
they

Olumsuz soru yaparken
Was I
he
she
it
not Wasn’t I
he
she
it
going? Gitmiyor muy / du / dum / duk / dun(uz) / dular?
Were we
you
they
Weren’t we
you
they
Kısa cevaplar
Yes, I was. No, I wasn’t. Yes, they were. No, they weren’t şeklindedir.
Fiillere “ing” takısının eklenmesi Present Continuous konusunda anlatıldığı gibi gibidir.
Present Continuous konusunu anlatırken;
“Continuous ile kullanılmayan fiiller” bölümünde anlatılan, insanın iradesi dışında gerçekleşen, hissiyat, duygu, düşünce ve mantık hislerini ifade eden fiiller bu zaman ile de kullanılmaz.

2. Usage: Kullanıldığı yerler

  • Konuşma anıyla kıyaslandığı geçmişte kalmış olayların bahsedildikleri anda başlamış ve devam ediyor vaziyette oluşları bu zaman ile anlatılır.
I was shaving at 7 this morning. Bu sabah saat 7′de tıraş oluyordum.
You were in the garden last night. What were you doing? Dün gece bahçedeydin. Ne yapıyordun?
The water level was rising. Su seviyesi yükseliyordu.
  • Geçmişte birbiri ile alakalı olan iki olaydan bahsedildiğinde, olayın biri meydana geldiğinde, başlamış ve devam ediyor vaziyette olan olay bu zaman ile anlatılır. Diğer olay ise Simple Past Tnese ile anlatılır.
When I saw them they were playing football in the garden. Onları gördüğümde bahçede top oynuyorlardı.
When you phoned I was watching the match. Telefon ettiğinde maçı izliyordum.
What were the students doing when the teacher entered the classroom? Hoca sınıfa girdiğinde talebeler ne yapıyordu?
While the boy was playing with his toy his father rang the door bell. Çocuk oyuncağıyla oynarken babası kapının zilini çaldı.
As he was waiting at the bus-stop, a lorry hit him. Otobüs durağında beklerken bir kamyon ona çarptı.
  • Yine geçmişte kalıp birbiriyle alakalı, başlanmış ve devam ediyor vaziyette olan olayların anlatılmasında kullanılır.
The boys were playing football and the girls were playing basketball. Çocuklar futbol oynuyorları, kızlar basketbol oynuyorlardı.
While he was eating, his wife was watching him. O yemek yerken karısı oyu seyrediyordu.
  • Bilindiği gibi geçmişte kalmış olayların hikaye edilmeleri Simple Past ile yapılıyordu. Simple Past ile hikaye edilen olaylardaki tasvir kısımları Past Continuous ile yapılır.
The village was very quiet. The men and the women were thinking deeply and the children were watching them sadly. At that moment they saw the enemy planes over the village. All of them got up and scattered to their homes in a terrible fright. Köy çok sessizdi. Erkekler ve kadınlar derin düşünüyor ve çocuklarda onları üzgün üzgün seyrediyorlardı. O anda köyün üzerinde düşman uçaklarını gördüler. Hepsi ayağa kalktılar ve müthiş bir korkuyla evlerine dağıldılar.
  • Gelecek zaman için kesin planlanmış ve ayarlama yapılmış olayları anlatmada Present Continuous’un kullanılması gibi geçmiş zaman ait kesinleşmiş ve her türlü ayarlamaları yapılmış, yapılacak olayların anlatılmasında bu zaman kullanılır.
He was in a great hurry. Because he was meeting his friend at the airport thet morning. Çok acelesi vardı. Çünkü o sabah hava alanında arkadaşını karşılayacaktı.
He was happy as he was having dinner with his darling in the evening. Sevgilisiyle akşamleyin yemek yiyeceği için mutluydu.
  • Sürekli olarak yapılıp, can sıkıcı olan olayların anlatılmasında “always” , “continually”, “constantly” gibi kelimeler kullanılarak anlatmada kullanılır.
My sister was always wearing my best dress. Kızkardeşim durmadan en iyi elbisemi giyerdi.

They were constantly having rows at nights.
Geceleri durmadan kavga ederlerdi.
  • Yine can sıkıcı olayları soru sorarak ifade etmede kullanılır.
Mother: What were you talking about with that boy at the back of the house? O çocukla evin arkasında ne konuşuyordun?
Why were you sleeping im my room? Niçin benim odamda uyuyordun?
Bu iki cümleden de anlaşılması gereken, cümleyi söyleyen kişilerin bahsettikleri olaylar karşısında hoşnut olmayışlarıdır. Bu cümlelerde Simple Past kullanılmış olsa can sıkıcı bir durum söz konusu olmaz.
  • Birisine geçirmiş olduğu bir zaman dilimi hakkında soru sorulduğu zaman daha kibar olunması bakımından Simple Past yerine bu zaman kullanılır.
What were you doing before your present job? Şimdiki işinden evvel ne iş yapıyordun?
What were you doing after you left your job? İşinden ayrıldıktan sonra ne işle meşguldün?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Bu Blogda Ara